20 Ocak 2014 Pazartesi

Çare Olamamak

  Dün akşam hemen hemen her zaman gördüğüm, görüpte cahil, serseri diyerek aşağıladığım insanlarla karşılaştım. Hayır, bir şey olmadı. Ailemin bana verdiği öğütlere göre onlarla konuşmamalı, hatta onların yüzüne bile bakmamalıydım. Çünkü onlar "pis insanlardı" İyi ama bu "pis insanlar" dediğimiz kişilerin ne kadarı bu hayatı seçmişti? Öyleyse nasıl onları yargılayabiliyorduk? Ben durumumuzun onların durumundan daha zor olduğunu düşünüyorum. Çünkü durumu zor olanların sorumluluğu durumu iyi olanlarındır. Buna rağmen biz onlara biz çözüm sunamayız. Çünkü biz çaresizliğin ne olduğunu bilmiyoruz, bilmediğimizden bir çözüm sunamayız. Ancak bizim hala daha vicdanımız olduğundan bu vicdanımızı rahatlatmak için aptalca argümanlar yaratabiliriz. Bu da onların bir işine yaramaz. Görüldüğü gibi "okumuşlar" bir çare sunamazlar.

  Peki kim çare olabilir? Bir önceki paragrafa bakarak çare sunabilecek kişilerin çaresizliğin ne olduğunu bilen kişiler olduğunu çıkarabiliriz. Peki bu yeterli midir? Kesinlikle hayır. Neden diye soracak olursanız cevabım şu şekilde olurdu: Bu insanlar dışarıda yaşamak zorunda olduklarından dolayı yaşamak onlar için en önemli koşuldur. Bana göre bir insan böylesine zorlu durumlarda hayatta kalmak istiyorsa duygularını düşüncelerine karıştırmamalıdır. Ancak insan akıl ve duygunun bir araya geliştirerek oluşturduğu senteze denir. Bunların yanında duygularını kullanmayan bir insan bir başkasını düşünemez, haliyle çözüm sunamaz. Düşüncelerim bu şekilde bunun üzerine ekleyeceklerim var. Siz de ekleyebilirsiniz.

3 Kasım 2013 Pazar

Sanat Hakkında

Öyle sanatla aşırı derecede içli dışlı olmasam bile oyun programlama ile uğraştığım için bu konudaki düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istedim.
Sanat nedir? Sanat doğada bulunan güzellikleri bir ahenkle anlatma biçimidir. Biz bu ahenk sayesinde duyduğumuz, gördüğümüz ve okuduğumuz şeylerden zevk alırız. Bunlardan dolayı iyi bir sanatçı insanlara zevk verebilen kişidir. Peki sanat gerekli midir? Bence evet, sanat gerekli bir şeydir. Çünkü gününün büyük bir bölümünü faydalı olmak adına harcayan bir toplum zamanının küçük bir bölümünde bile olsa sanat ile ruhunun isteklerine önem vermelidir. Yani sanat ruhun uykusudur dersek yanlış bir benzetme yapmış sayılmayız. Fakat niyeti faydalı olmak olmayan elindeki iPhone'un yeni modelini almak için çalışan, zaten zevklerinin kölesi olmuş toplumlarda sanatın gerekli olduğunu söyleyebilir miyiz? Sanat ile birlikte sanatçı da bu tür toplumlarda gereksiz değil midir? Neden bir sanatçı zevkleriyle uyuşmuş bir topluma daha fazla zevk vermek için uğraşsın? Bu toplumlarda bulunan sanatçılar sanatının hala daha gerekli olduğunu savunmak istiyorlarsa sanatını zevk vermek için değil doğruya yönlendirmek için yapmalıdır. Sanatçı sanatçı değil çoban olmalıdır.
Neyse o değilde şu karşımızdaki sitenin önüne gidip "Berkcan, Berk çıkın lan cama!" diyerek bağırsam banko 5 kişiyi cama, balkona çıkartırım he.

Not: Opera kullanıcıları kusuruma bakmasınlar. Boşluk doldurma gibi bir şey gözüküyor olabilir sizde.

27 Eylül 2013 Cuma

Ateist Olunabilir Ama Böyle Olunmaz

Tüm bunları gözlemlerime dayanarak söylüyorum. Gördüğüm kadarıyla iktidardakilere aksi bir ideolojiye sarılınca kendini aydın olarak gören gerizekalı sürüsü var. Bu insanlar fikirlerin de kalıtım olarak başka kuşaklara geçtiğini düşünüyor, düşünme ve sorgulama gibi eylemleri Facebook sayfalarından gördükleri kadar yapabiliyorlar. Tüm bunları göstermeye kalkıştığınız zamandaysa hemen sizi yaftalamaya başlıyor ve Tayyip-Kömür-Gemicik üçgeninde kendilerini savunmaya başlıyorlar. Tamam ben de bu insanlar gibi başbakanın batının kuklası olduğunu düşünüyorum. Halkı etkilemek için dini kullandığını da kabul ediyorum. Ancak bu insanların bir kuklayla neden bu kadar uğraştıklarını, neden sırf bu yüzden dinden soğuduklarını anlamlandıramıyorum. Ben sırf bu yüzden dinlerinden soğuyarak dinsiz olmayı seçen topluluklar hakkında şöyle düşünüyorum: Dış dünyamızdaki herşey birer araçtır. Bu dış dünyada bulunan araçlar iç dünyaya(amaçlar) hizmet eder. Bu yüzden bir araca iyi/kötü diyebilmek imkansızdır. Silah bile iyiye hizmet edebilir. Bu araçların kötü damgası yemesine sebep olanlar kötü amaçlı insanlardır. Aynı şekilde din de bir araçtır. Bu aracı Allah'ı tanımak ve iyilik amaçlı da kullanabilirsiniz. Oy kazanma aracı olarak da kullanabilirsiniz.
Özet: Ateist olunabilir, ama böyle bir sebepten dolayı olunmaz.

19 Eylül 2013 Perşembe

Linux'a Yonelik Genel Soylemler

Ben Linux dagitimlarinin neden bu kadar az kullanildigina bir turlu anlam veremedim. Az kullanilma sebeplerine biraz goz attim. Hic ayrim falan yapmadan bu sebepleri yazip hemen ardindan kendi dusuncelerimi soyleyecegim. Fazla uzatmadan sebepleri siralayalim.

  • Windows'u kullanmak daha kolay.
Hangimiz dunyaya bilgisayar kullanmayi bilerek geliyoruz? Emin olun bunu diyen arkadaslar bilgisayarla karsilastigi ilk gunden bu yana bir Linux dagitimini kullansaydi o dagitima kolay diyecekti. Anlasildigi gibi kolay dedigimiz sey sadece aliskanliktan ibaret. Elbette ikisini de kullanip Windows'un daha kullanisli oldugunu dusunenler olmustur. Ben burada en kucuk hatada Linux'tan soguyan veya oradan buradan duyduklariyla Linux'u kotuleyen arkadaslara yonelik yazdim bunlari.
  • Windows'u kurmak daha kolay.
Kısmen olsa da dogru diyebilirim. Ama bana kalirsa Windows'tan daha kolay ve hizli kurulabilen Linux dagitimlari da var. Örn: Ubuntu, openSUSE, Fedora ve Linux Mint gayet rahat kurulabilen dagitimlardir.
  • Windows'ta oynadigim oyunlari Linux'ta oynayamiyorum.
Buna pek birseyler diyemeyecegim. Oynayabilmemiz icin emulatorler var ancak Windows'ta oldugu gibi bir rahatlik yok.
  • Pahali kalitelidir anlayisi
Bu sonuca varanlarin su sekilde dusundugunu dusunuyorum: "Bu sey pahali olduguna gore oldukca emek harcanip en iyi malzemeler kullanilarak yapilmis olmali ki fiyati boyle." seklinde dusunuyor olmalilar. Bana kalirsa bu dusuncenin ortaya cikmasinin tek sebebi Windows'un daha iyi pazarlanmis olmasidir. Pazarlama ile kalite arasinda nasil bir bag kurulabiliyor onu anlayabilmis degilim.
  • Windows sorunlarina yonelik cozum uretenler daha fazla.
Buna da pek birsey soylemek mumkun degil. Cogu kullanici bir sorun karsisinda bu sorunu cozebilecek uzman bir yuz gormek, ses duymak istiyordur buyuk ihtimalle. Iste bunlari Linux kullanicilarinin bolca gorebilecegini soylemek zor. Bunun yerine kullanidiginiz dagitima yonelik olan forumlardan size yardim edecek kisiler bulabiliyorsunuz.

Ben bu sebeplerin yaninda Linux kullanicilarinin da Linux'un kullanilmamasinda biraz olsun payi oldugunu dusunuyorum. Mesela bir Linux kullanicisinin Linux kullaninca kendini diger kullanicilardan ustun gormesi aptalca geliyor bana. Sanki kendisinin bilgisayar ortamindaki en buyuk hobisi pentagonu hacklemek falan anasini satayim. Bu arada istegimiz Linux'un daha cok kullaniciya ulasmasiysa Linux'u bazi ideolojilerin insanlarina meze olarak sunmak yerine tum insanlara sunmaliyiz(isletim sistemi lan bu Paris Komunu mu?). Sebebiyse bu tur kisilerin Linux'ta kotu bir izlenim uyandirabilmesidir. Neyse bu konu hakkinda soyleceklerim bu kadar. Okudugunuz icin tesekkur ederim.

28 Ağustos 2013 Çarşamba

Goremediklerimizden Daha Cok Korkmuyor Muyuz?

Oncelikle "goremiyorum, oyleyse yok." diyince agnostik oldugunu zanneden dallama grup gitsin bu yazidan. Ben goremedigimiz seylerden gorduklerimize oranla daha cok korktugumuzu dusunuyorum. Mesela bir odanin karanlik halinden aydinlik haline oranla daha cok korkarsiniz degil mi? Cunku aydinlikken ortamda nelerin bulundugunu gorebilir ve bunlara gore bir onlem alabilirsiniz oyle degil mi? Peki karanlikken aynı seyi yapabilir misiniz?
Ozet: Korkunun en temel sebebi gorememektir.
Edit: Az daha düşündüm de korkunun sebebi sadece görememek değil. En genel haliyle belirsizliktir.
Ayrica: "Gozumun gordugu hicbir seyden korkmam." - Hz. Hamza

24 Ağustos 2013 Cumartesi

Paraya O Kadar Gerek Yok

Paranin ilah haline geldigi bu donemde onlarin ogrettikleri bilgiler bizi bagimsizlastirmiyor. Aksine daha da bagimlı hale getiriyor. Bizleri en azindan kendi islerimizi yapabilecek sekilde degil onlarin usagi olacak sekilde yetistiriyorlar. Bunun en buyuk kaniti Bilisim Teknolojileri dersidir. Bu derste herkesin ucretsiz bir sekilde kullanabilecegi Open Office veya Libre Office gibi uygulamalarin yerine 149,99(yillık) fiyata sahip olan Microsoft Office egitimi verilir(korsan bu sayede vardir.). Yine bu derste platform bagimsiz uygulamalar gelistirebilecegimiz Java, Python gibi diller yerine sadece Windows platformuna yonelik uygulamalar gelistirebilecegimiz C# veya VB egitimi verilir. Bunlar yetmiyormus gibi devlete ait olan siteler ASP ile hazirlanir. Bunlar bizleri usak olarak yetistirdiklerinin en buyuk kanitlaridirlar. Oysa tum bu yaptiklarini reddedip bagimsiz birisi olmak bana gore hic zor bir sey degil. Simdi sizlere beni boyle duşunmeye iten nedenlerden bahsedeyim. Yukaridaki satirlari dikkatlice okursaniz tum bunlarin aslinda birer dayatma oldugunu anlarsiniz. Ve dayatma kotu bir seydir. Bu dayatilan sey elbet kendi aksini yaratacaktir. Bu yuzden eninde sonunda yikilmaya mahkumdur. Bagimli olmak kotuluge hizmet etmeyi getiriyorsa bagimsiz olmak iyilige hizmet etmeyi getirmelidir. Kisi iyilige hizmet etmek istiyorsa bagimsiz olmalidir.
Peki nasil bagimsiz olacagiz?
Cagimizin en buyuk nimeti olan interneti kullanarak. Onlar bize C#'i dayatiyorlarsa biz Python'a Java'ya kacacagiz. Para kazanmak icin onlara usaklik edecegimiz yerde onlarin silahlarini onlara karsi kullanacagiz. Farkindasinizdir artik internette pek cok cevrimici magaza var. Bunlardan birine yaptigimiz calismayi gonderip bu calisma uzerinden kar elde edebiliriz. Mobil platform icin bir uygulama gelistirdiysek Apps Opera'yi kullanabiliriz. Yaptigimiz oyunlari IndieCity ve Game Jolt gibi sitelerde paylasarak kar elde edebiliriz. Buradan elde ettigimiz parayla daha cok gelir getiren AppStore veya Google Play hesabi acip daha cok kazanabiliriz. Yani bir seyler basarabilmek icin milyarlara, 25-30 kisilik bir ekibe falan ihtiyacimız yok. Tek ihtiyacimiz internet ve bir bilgisayar. Bunlari soylerken uctugumu dusunmuyorum. Eger siz uctugumu dusunuyorsaniz yorum kismindan bunu belirtiniz. İyi gunler.